EVLENME ENGELLERİ

Evlenme engelleri Türk Medeni Kanunu 129. Madde ve devamında düzenlenmiş olup, uygulama biçimi ve doktrine göre, kesin ve kesin olmayan evlenme engelleri olarak ikili ayrıma tutulmuştur .

KESİN EVLENME ENGELLERİ

Kesin evlenme engelleri mutlak olarak bulunan engeller olup, süreye ve ilişkinin ortadan kalkmasına göre değişmeyen engellerdir. Hısımlık(kan,kayın ve evlatlık), önceki evlilik ve akıl hastalığı olarak başlıklara ayrılır.

HISIMLIK

1.Kan Hısımlığı

Türk Medeni Kanunu 129 b.1’de yer alan akrabalar arasında evlenmek yasaktır. Buna göre; üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenmek yasaktır.

Kanun maddesine göre alt ve üst soy arasında sınırlama yoktur. Yani hangi dereceden olursa olsun alt ve üst soyun evlenmesi yasaktır. Dedenin torunuyla, babanın kızıyla evlenmesine imkan yoktur.

Kardeşler arasında evlilik yasaktır. Kardeşin öz veya üvey olmasında bir fark yoktur. Yine sadece anne veya babanın bir olması da evlenme engeli için yeterlidir.

Amca, hala, dayı, teyze ile yeğenleri arasındaki evlilikte madde gereğince yasaktır. Herhangi bir kimsenin evlenme engelinin olduğu kişiler, alt ve üstsoy açısından sınırsız, yansoy için 3. Dereceye kadardır. Buna göre 4. Derece yansoy kan hısmı olan kuzenlerin evlenmesinde kanunen bir sakınca yoktur.

2.Kayın Hısımlığı

Kanunun aynı maddesinin 2. Bendinde “kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında” evlenmenin yasak olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu bentte diğer hükme göre, evlilik yasağı olan kişiler daha dar çerçevede tutulmuştur. Buna göre sadece kayın hısımlarından alt ve üst soy ile evlilik yasaktır. Kayın hısımlığının neden kesin olan evlenme engelleri arasında sayıldığı akıllara gelebilir. Bunun sebebi, kayın hısımlığının evlilikle kurulması ve bu evlilik ortadan kalksa bile hısımlığın kalkmayacak olmasıdır. Yani kişi evlenip boşansa bile, boşandığı şahsın üst soyu(anne,baba,dede nine vs.) veya altsoyu (çocuk, torun vs.) kayın hısmı olmaya devam eder ve bu kişilerle evlenemez.

Bunun yanında kişinin evlenip boşandığı şahsın kardeşiyle,  3. Dereceye kadar yansoy kan hısımlarıyla evlenmesinde bir engel yoktur.

3.Evlatlık İlişkisi

Kişinin akrabalık bağı  kurması sadece kan bağı veya kayın hısımlığı ile olmamaktadır. Bunun yanında kayın hısımlığı gibi sonradan kurulan bir diğer hısımlık, evlatlık ilşkisinin olmasıdır. TMK 129 b.3’e göre; evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlilik yasaktır.

Örnek üzerinden anlatmak gerekirse: A evlat edinen B ise evlatlıksa,

-A ve B’nin evlenmesi yasaktır.

-A, B’nin altsoyu veya üst soyuyla evlenemez. Bunun aynısı B için de geçerlidir.

-A, B’nin eşiyle evlenemez. B de A’nın eşiyle evlenemez. Burada eşi ibaresinden evliliğin son bulmasından sonraki durumdan bahsedilir. Yoksa evlilik devam ederken zaten ikinci evliliğinin olmasının imkanı yoktur.

ÖNCEKİ EVLİLİK

TMK:130 hümküne göre, yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır. Hukuk düzenimiz, tek eşlilik sistemini kabul ettiğinden, evli olan bir kimsenin önceki evliliği son bulmadan yeniden evlenemez. Önceki evlilik butlanda olsa, bu durum mahkeme kararıyla hüküm altına alınmadığı sürece, evliliğe engel bir hal teşkil edecektir. Boşanma, evliliğin iptali veya ölüm ve gaiplik gibi hallerle son bulmasında bir farklılık yoktur. Yeter ki önceki evlilik sonlandırılmış olsun.

AKIL HASTALIĞI

TMK:133. Maddesi gereği; akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler. Buna göre akıl hastalığı bulunan kişinin evlenmesi için, resmi sağlık kurumundan, evlenme kudreti vardır şeklinde rapor alması gerekir. Kanun koyucu hangi akıl hastalığında rapor alınması gerektiğini açıkça yazmamıştır. Akıl hastalığı şüphesi bulunan kimselerden bu raporun istenmesi ve evlenme için aranan başvuru belgelerinin içine eklenmesi gerekir. Akıl hastalığı bulunan kimsenin ayırt etme gücü tamamen ortadan kalkmışsa, bu durumda TMK:125’e göre evlenme ehliyeti yoktur ayrıca bu madde hükmüne göre rapor alınması gerekmez.

KESİN OLMAYAN EVLENME ENGELLERİ

Kanun, kesin evlenme engellerinden farklı olarak bazı durumların varlığını evlenmeye engel hal olarak görmüş ancak bunlara ilişkin durumların kalkması halinde, evlilik yapılabileceğini belirtmiştir.

KADIN İÇİN BEKLEME SÜRESİ (İddet Müddeti)

TMK:132 hükmüne göre: “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez”. Evlilik hangi sebepler bitmiş olursa olsun, kural olarak kadının, evliliğin bitmesinden itibaren 300 günün geçmesini beklemesi gerekir. 300 günlük sürenin belirlenmesi, ana rahmine düşen çocuğun bu süre içerisinde mutlak olarak doğacağı hususu göz önünde tutularak belirlenmiştir.  Burada yer alan 300 günlük sürenin başlangıç tarihi, evlenmenin mahkeme kararıyla son bulmasında(boşanma,iptal) bu kararın kesinleştiği, ölüm durumunda ise ölüm tarihinden itibaren başlar. Bu hüküm nesep karışıklıklarının önüne geçmek adına konulmuştur.

Kadın bekleme süresi içerisinde doğurursa bekleme süresi son bulur. TMK:285 bağlamında, bekleme süresi içerisinde doğan çocuğun babası, aksi ispatlanmadığı sürece önceki eştir.

Yine kadın bu süre içerisinde önceki evliliğinden hamile olmadığı hekim raporu ile ispatlarsa veya eşler tekrar birbirleriyle evlenmeye karar verirse artık evlenmeye engel bir hal yoktur. Hakim eşlerin evlenmesine izin vermek zorundadır.

BULAŞICI HASTALIKLAR

Türk Medeni Kanununda yer almamakla birlikte, 1593 Sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununda yer alan hüküm gereği, bazı hastalıkların evlenmeye engel olduğu belirtilmiştir.  Bu maddeye göre: “Frengi, belsoğukluğu ve yumuşak şankr(şankroid) ve cüzzama(lepra) ve bir marazı akliye(akıl hastalığı) müptela olanların evlenmesi yasaktır”

Bu hastalıklar usulüne uygun olarak  tedavi edilip, bulaşma tehlikesinin geçtiğine veya şifa bulduğuna dair doktor raporu ibraz edilmedikçe, bu kimselerin evlenmelerine izin verilmez.

Verem hastalığına yakalanan kimsenin evlenmesi halinde, evlenme 6 ay ertelenir. 6 aylık sürede tedavi gerçekleşmezse, ikinci 6 aylık süre verilir. Bu süre içerisinde de tedavi gerçekleşmezse, evlenmek isteyen kişilere bu hastalığın riskleri anlatılır ve evlenmelerine müsaade edilir.

Av.Ali Bayram YILDIRIM

Sosyal Medyada Paylaş

Sosyal Medya Hesaplarımız

Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: