Adın Korunması ve İsim Değişikliği

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan ve ona toplumsal ilişkileri içerisinde belirleyici bir nitelik kazandıran simge veya işarettir. Kişinin adı Türk Medeni Kanununda “Adın Korunması” düzenlenmesi ile korunmaktadır. Bu korumanın yanında ismin değiştirilmesi de mümkündür. Bu yazımızda “Adın Korunması ve İsim Değişikliği” ile ilgili hususları açıklamaya çalıştık

Adın Korunması

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuz, 26. Maddesinde, “Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir. Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.” Şeklinde düzenlemeye yer vererek, kişilik haklarından olan ismin korunması adına dava açılabileceği, bunun kişinin haklarından olduğunu vurgulamıştır. Adın korunmasına kişinin adı ve soyadının tamamı üzerinden bakmak gerekir.

Adın Korunması Davası

Adın korunması davası, ada yönelik olarak yapılan haksız bir saldırının mevcut olması, adın varlığına ve korunmasına yönelik bir çelişkinin olması hallerinde mümkün olacaktır. Adın kullanılmasında çekişmenin olması durumunda bu çelişkinin ortdana kaldırılması için tespiti yönünde bir dava açılacaktır. Bunun yanında ada yönelik olarak haksız bir saldırı mevcutsa, artık adın üzerinde bir çelişkiden değil, ada karşı haksız fiilden söz edilecektir. Haksız saldırının mevcudiyeti durumunda haksız saldırı devam ediyorsa durdurulması, saldırı henüz doğmamış ama doğacağı belliyse önleme davası, saldırı olmuş ve son bulmuşsa maddi ve manevi tazminnat davalarının açılması söz konusu olacaktır.

Ada yönelik saldırıların önlenmesi ve durdurulması davalarında kusurun varlığı aranmaz. Bir saldırı veya saldırı ihtimali varsa açılacak davalarda saldırıyı gerçekleştirenin kusurlu olup olmaması öenmli değildir. hakim korunma ve tespit talep edilebilir. Haksız saldırı söz konusu olması durumunda bir maddi ve manevi zararın doğması halinde, tazminata hükmedilebilmesi için kusurun varlığı zorunludur aksi halde tazminata hükmedilemez. Adın korunmasında açılacak davanın esası haksız fiil, haksız bir saldırı olduğundan ve yine özel bir mahkeme belirlenmediğinden “Asliye Hukuk Mahkemeleri” görevlidir. Yetkili mahkeme ise HMK’da yer alan haksız fiil hükümlerine göre belirlenir.

İsim Değişikliği

Kişiler, adının veya soyadının gülünç, çirkin, kırıcı, genel ahlaka ve adaba aykırı anlamlar içeren, yanlış yazılan, iş ve ticari hayatında olumsuz etkileyen, psikolojik olarak rahatsızlık yaratan vb. durumlarda adın değiştirilmesini isteyebilirler. Bunun yapılabilmesi için kural olarak dava açılması zorunludur. Adın Korunması ve İsim Değişikliği davaları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan ad/isim hakkında olacağından, kişinin bizzat kendisinin, zorunluluk hasıl olduysa ve temsil olunanın çıkarları için uygunsa yasal temsilcisinin veya vekilinin aracılığıyla başvurmasıyla açılacaktır.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumuz Adın ve Soyadının değiştirilmesi davalarını, 382. Maddesinde çekişmesiz yargı işleri içinde düzenlemiştir. Yine aynı kanun, çekişmesiz yargı işlerinde aksine düzenleme yoksa “Sulh Hukuk Mahkemeleri”nin görevli olacağını belirtmiştir.

Adın Korunması ve İsim Değişikliği

ANCAK 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 36/1 maddesi “Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır.” demek suretiyle düzenleme yapmıştır. maddede de yer aldığı, HMK’ya göre aksi düzenleme içeren ve HMK’ya göre daha özel hükümler barındıran bu kanun gereği, adın veya soyadının değiştirilmesinde görevli mahkeme “Asliye Hukuk Mahkemeleridir.”

Yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesidir.

Dava sonuçlandıktan sonra kişinin bağlı bulunduğu nüfus kütüğüne kaydedilir ve ilan edilir. Türk Medeni Kanunu m.27/4 gereği adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.

Dava Açılmaksızın Adın Değiştirilmesi

Adın değiştirilmesi kural olarak dava açılarak değiştirilebilirken, son yapılan kanun değişiklikleriyle, asliye hukuk mahkemelerinin iş yükünün azaltılması ve vatandaşa koolaylık sağlanması adına idari yolda adın değiştirilmesi mümkün kılınmıştır.

3 Kasım 2017  tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan “7039 Sayılı NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN” ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiş ve kişilere 1 defaya mahsus olmak üzere ad ve soyadı değişikliğini, yerleşim yerindeki nüfus müdürlüğüne başvuru yapmak suretiyle değiştirme hakkı tanınmıştır.

Ad ve Soyadın İdari Yoldan Düzeltilmesi

GEÇİCİ MADDE 8- (1) Kişinin iki yıl içerisinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla; 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanununun 3 üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilir. İl ve ilçe idare kurullarının vereceği karar kesindir. Soyadı değiştirilen erkek ise kendisi ile birlikte varsa karısının ve müracaat tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilir. Soyadı değiştirilen kadın ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocukları varsa onların da soyadları düzeltilir.

Yine bu kanuna göre 2 yıllık süre 2019 yılında son bulmuştur ancak talebin çok olması sebebiyle tekrar düzenleme yapma gerekliliği doğmuştur.

24 Aralık 2019 Tarihli, 30988 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “7196 SAYILI BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN” ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11- (1) Kişinin üç yıl içerisinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla; 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanununun 3 üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan, genel ahlaka uygun olmayan, toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilir. İl ve ilçe idare kurullarının vereceği karar kesindir. Soyadı değiştirilen erkek ise kendisi ile birlikte varsa karısının ve müracaat tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilir. Soyadı değiştirilen kadın ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocukları varsa onların da soyadları düzeltilir. Bu maddede belirlenen sürenin bir katına kadar uzatılmasında Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

Bu geçiçi madde 24.12.2019 Tarihinden itibaren 3 Yıl süreyle geçerlidir.

Sonuç olarak, gerek ada karşı yapılan haksız saldırılar ve adın üzerinde oluşan çelişkilerin giderilmesi gerekse adın değiştirilmesi yönünde yapılacak işlemler mahkeme kanalıyla çözüme kavuşturulacak meselelerdir. Getirilen geçici hükümler süreli istisnai haller yaratmakla birlikte, genel çerçeveyi değiştirmemiş ve kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olan adın korunması ve değiştirilmesini ancak kişinin mahkemeye yapacağı başvuru ile korunabileceği ve değiştirilebileceği kanunlar çerçevesinde hüküm altına alınmıştır.

Adın Korunması ve İsim Değişikliği hususunda yardım almak için bir avukatla iletişime geçiniz.

Av.Ali Bayram YILDIRIM

Sosyal Medya Hesaplarımız

Sosyal Medya Hesapların Paylaş

Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: